SİZ SÖYLEYEMEZSİNİZ, BEN SÖYLEYEYİM SAİT HOCA!
Sayıştay raporlarına göre Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi, 2 milyar 80 milyon 689 bin TL borçla Türkiye'nin en borçlu üniversite hastanesi.
Peki, 2020 yılında Prof. Dr. Ali Gür ve Prof. Dr. Suat Zengin'in kasasında 96,5 milyon TL sıcak para, depolarında malzeme dolu olarak devrettiği üniversite, 6 yılda nasıl oldu da bu hale geldi?
Vekilimizin “Teneke”, şehrül eminimizin “Deli” dediği zevatın ardından göreve gelen Prof. Dr. Sait Mesut Doğan'a manşetimizde sorduk:
“Sahi, nasıl becerdiniz?”
Yani benimki de işgüzarlık.
Cevabını herkesin, özellikle de üniversite çevresinin en ince ayrıntısına kadar bildiğini koskoca rektöre sormak da neyin nesi?
Sordum ama Mesut Hoca, bu sorunun çok iyi bildiği cevabını söyle(ye)mez.
Ama söylerse söz, buradan yazacağım.
O zaman ben rektörüme biraz ipucu vereyim. Bu işin nasıl başarıldığını bir de benim kalemimden okusun.
ENKAZI DEVRALDI, AMA…
Eğri oturup doğru konuşmak lazım.
Sait Hoca, arkasından “teneke” yorumları yapılan bir rektörün, nereden tutsan dökülen icraatlarının enkazını devraldı.
Umut olarak getirildi ama günahı söyleyenlerin boynuna, gözü hep İstanbul'da kaldı.
Üniversite çevresi, belki enkazın bir ucundan tutup kaldırmaya gayret eder diye bekledi.
Ama heyhat!
Ne 2 yıllık yemek ihalesi ve 1 milyar TL kamu zararına yol açtığı ileri sürülen iddialara neşter vurdu.
Ne de GES kara deliğinin döner sermayenin parasını “hüpp” diye çektiği ileri sürülen usulsüzlüğüne çare olacak adımları attı.
Acilin karşısındaki o “hilkat garibesi”, bağlantısız travma hastanesinin bağlantısını belki de kafasını çevirerek geçti.
Acil kapısının Üniversite Bulvarı'na çıkış noktasındaki “Arifkonduları” ne yıktırdı ne de çaresine baktı.
Hastaneden hoca göçü desen durmak bilmiyor.
Başta Diş Hekimliği Fakültesi olmak üzere bazı fakültelerdeki mobbing iddiaları ayyuka çıktı. Ama, kurtarıcı rektörümüz, kendisine ulaşan bu iddiaları dinleyip kulağının üstüne yatmaya devam etti.
ŞOFÖRÜ DEĞİŞTİRMEDEN MENZİLE VARILIR MI?
Bir otobüs düşünün.
Çok sayıda yol kazası yapmış. Siz otobüsü alıyorsunuz, şoförü değiştirmiyorsunuz ve sağlıklı bir şekilde menzilinize varmaya çalışıyorsunuz.
Mümkün mü?
Elbette değil.
Adam hastanenin başhekimi.
Hastane şu anda Türkiye'nin en borçlu üniversite hastanesi haline gelmiş.
Ama siz onu bir “Hakan” edasıyla dekanlık koltuğuna oturtuyorsunuz.
Hakkındaki TARGET'ten “elden ödeme” yapıldığı iddiaları ayyuka çıkınca da “Hele bir bakıverirmiş gibi görünen” soruşturmanın talimatını veriyorsunuz.
Peki, ne oluyor soruşturma?
Kilis şovenizmi bir “sözde” incelemeyle geçiştiriliyor, herkes yoluna devam ediyor.
SAYIN REKTÖR, SORUMLULUK SİZDE DEĞİLSE KİMDE?
Eğer GAÜN Hastanesi'nin borçsuz bir hastaneden Türkiye'nin en borçlu hastanesi haline gelmesinin müsebbibinin siz olmadığını iddia ediyorsanız, çıkıp gerçekleri, buna müsebbip olanın kim olduğunu kamuoyuyla paylaşmak zorundasınız değerli rektörüm.
Yoksa Sosyalist Parti'yi iktidar adayı gösteren bir anket şirketi ciddiyetindeki, hiçbir şekilde başarı ölçüsü olmayan RUR listesindeki bilmem kaçıncı sırada yer bulmayı “başarı” olarak siyasilere alkışlatmaya çalışarak algı yaratmak, güneşi balçıkla sıvamaktan başka bir işe yaramıyor.
Gördük, görüyoruz.
Size naçizane bir tavsiye hocam.
Çıkın, gerçekleri açıklayın.
Sorumluluk sizdeyse sebebini, değilse bu çöküşün müsebbiplerini açıklayın ki insanlar her şeyi bilsin.
Bilsin ki tüyü bitmemiş yetimin milyarları kimler tarafından, kimlere peşkeş çekilmiş, herkes anlasın.
Hastaneden içeri girip nefes almaya çalışanların, ellerini cebine atmadan hiçbir şey yapamadıklarını gözünüzle görün lütfen.
Canlarını asistanlara emanet etmek zorunda kalan dar gelirli vatandaşların çilesini görün bir zahmet.
Görün ki o zaman anlarsınız, “Selam verene salma salınmasına rağmen” niye gırtlağınıza kadar borca battığınızı.
Bazı hocalarla ilgili kayıt d ışı hasta muayenesiyle para alındığı iddiaları ve bununla ilgili şikayetlere üniversite yönetiminin kayıtsız kaldığı yakınmalarına değinmek bile istemiyorum doğrusu.
ESERİNİZLE ÖVÜNEBİLİRSİNİZ!
Son sözüm de Gaziantep Üniversitesi ve Hastanesi'nin bu durumlara düşmesinde tuzları bulunduğuna yakından tanık olduğum bazı siyasilere.
Hani o “Güneş bugün güzel doğdu. Dostum Arif Hoca rektör olarak atandı” tweetini patlatan eski vekile…
Ya da babasına özel hastaneden profesör getirtip üniversite hastanesinde operasyon yaptıran ama gastroentrolojide 6 ay sonrası gün verilen hastalar için "Ne yapabiliriz?" sorusunu soramayan vekilimize…
Eserinizle övünebilirsiniz.
Elinize, siyasetinize sağlık!
GAÜN'ün çöküşünü bizimle birlikte siz de seyredin.
Yazık oldu Gaziantep Üniversitesi'ne
Yazık oluyor Parlayan Yıldız'a
Çok yazık…
Yorumlar
- Yusuf Atadan
Harika bir yazı. Kaleminize Sağlık
